Blog

Duygularım Bazen Kontrol Edilemez Geliyor. Olumsuz Duygular Hissetmek İstemiyorum.

Duygular gerekli davranışsal tepkiyi ortaya çıkartmak, karar mekanizmasının düzenlemesinde, önemli olaylarla ilgili olarak hafızayı güçlendirmede ve kişilerarası ilişkileri ayarlamak konusunda önemli bir yere sahiptir. Hala anlaşılmaya ve sınıflandırılmaya çalışılan, insanlık kadar eski olduğu için insanlığın sonuna kadar devam eden çalışmalara konu olacak kavramlardan biri.

Duygular iyi veya kötü diye sınıflandırıldığından beri, sanki bir grup duygudan kaçınmak ya da hissediliyorsa bile konuşulmaması gerekiyor gibi. Kötü değil de zor duygular diyebiliriz o duygulara, öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık, haset, iğrenme gibi duygular zordur mesela. Ancak yine de kişiye kendisi ve diğerlerinin sınırları ile ilgili bilgi verir, bazı davranışların nedenlerini açıklar ve çözüme katkı sağlarlar tıpkı diğer duygular gibi. Ancak zor duygular kolay kabul edilemiyor olmaları sebebiyle sık sık doğal oldukları gözden kaçıyor.

Duyguların bazılarının hissedilmesi, bazılarının hissedilmemesi gibi bir şans yoktur. Hepsi birden olduklarında anlamlıdır ve içsel zenginlik mümkündür. Duygular kontrol edilemezler ancak o duygu sonucunda oluşan davranışlar kontrol edilebilir. Dolaysısıyla duyguları tanımak, kabullenmek, anlamak, gözlemlemek çok daha işlevseldir. Kişinin kendisine attığı adımlardan en işlevsel olanıdır hatta. Fiziksel bir ağrı yaşadığınızda desteğe ihtiyaç duyduğunuzu kabul edebiliyorken, zor bir duygu hissettiğinizde neden bunu görmezden geldiğiniz, bastırmaya çalıştığınız, yönetemediğiniz veya suçluluk duyduğunuz meselesidir bu aslında biraz.

Duygu düzenleme denildiği zaman akla ilk olarak yaşantısal veya davranışsal olarak öfke, korku ve üzüntü gibi olumsuz duygular gelse de bu, olumlu duyguların düzenlenmeye ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez, örneğin kazanılan maçta kaybeden tarafı tebrik ederken olumlu duyguların da düzenlenmeye ihtiyacı vardır.

Duyguları iyi ve kötü olarak mı değerlendiriyorsunuz ?
Ancak duygular iyi veya kötü değil sadece doğaldır ve elenme şansı yoktur. Çünkü hepsi birden kabul edildiğinde anlamlıdır ve içsel zenginlik mümkündür.
Duygular kontrol edilemezler ancak o duygu sonucunda oluşan davranışlar kontrol edilebilir. Dolayısıyla işlevsel olan duyguları kontrol etmek değil tanımak, kabullenmek, anlamaktır.
Bu aslında çocukluktan şimdiye kadar hangi duyguların hissedilmesine izin verildiği, çocukken duyguların nasıl öğretildiği meselesidir.
Son olarak duyguların tamamı söz konusu olduğunda aşağıdaki sorular işlevsel olabilir.
  • Bu hissettiğim duygunun adı ne, tanıdık mı ?
  • Bu duyguyu en çok ne zaman hissediyorum ?
  • Hissettiğimde ne düşünüyorum kendimle ve çevremle ilgili ?
  • Hissettiğimde nasıl davranıyorum kendime ve çevreme ?
  • Hissetmeme sebep olan kişi, olay, mekân var mı ?
  • Duygudan sonra hani davranışlar açığa çıkıyor ?
  • Davranışları yönetmem gerekiyorsa nasıl yönetiyorum ?
  • Yönetemiyorsam kendimi nasıl destekliyorum ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir